Peygamberimizin (s.a.v.) Özellikleri

PEYGAMBERİMİZ(S.A.V)’İN ÖZELLİKLERİ

1)Masum oluşudur. Allah peygamberlerini şeytanın tesirinden korur.

 Efendimize sordular:”Sizinde şeytanınız var mı?” diye Peygamberimiz(a.s):”Evet var ama Allah(c.c) beni koruyor” buyurdu.

2)Özü, sözü ve davranışı birbirine uygundur.

3)Allah’ın Rasulü Kur’an ifadesiyle en iyi örnektir.

4)Canlı Kur’andır. Kuran-ı hayatıyla uygulayandır.

5)Onu sevmek ve ona uymak imani bir durumdur. Sevmemek ve uymamak küfür  gereğidir.

Ona hürmet Kur’an-a göre bir mecburiyettir. Ona kimsenin ismiyle hitab etmeye hakkı yoktur. İsmini söyledikten sonra (s.a.v) demesi hürmet gereğidir.

6)O insanların ve cinlerin peygamberidir. Meleklerinde peygamberidir, şeytanında peygamberidir ve son peygamberdir.

7)Kendisi insan cinsinden olup, bütün insanlığın bütün kâinatın peygamberidir.

8)O, ümmi bir peygamberdir. Bilgisi, ilmi doğrudan doğruya Allah’tan gelen bir peygamberdir. Öğrendiklerini vaaz sohbet dinleyerek, birinden ilim alarak öğrenmemiştir.

9)Şefaatçimizdir. Peygamberimiz(a.s):”Allah(c.c) bana ümmetime şefaat yetkisi verdi”buyurmuştur.

10)Savaşan peygamberdir. Barış peygamberi veya savaş peygamberi demek yanlıştır. O savaşan peygamberdir çünkü Kur’anda savaş emri vardır.

11)Ona itaat Allah’a itaattir.

12)Yiyip içen, ağlayan, gülen, şaka yapan, üzülen, evlenen ve çocuğu olan tabii bir peygamberdir.

13)Devlet kuran ve devlet başkanlığı yapan bir peygamberdir. Devlet kuran tek peygamberdir. Anayasa, insan hakları beyannamesi hazırlamış(veda hutbesi),uluslararası anlaşmalar yapmıştır.

14)Kucaklayıcıdır, dışlayıcı değildir. Bağrına basıcıdır. Ümmetine aşırı düşkündür.

                                                                                                     (Tövbe 178.ayet)

15)O mütevazı ve kalender bir peygamberdir. Sıradan bir Müslüman nasıl yaşamışsa oda öyle yaşamıştır.

16)O kimseye külfet vermeyen bir peygamberdir. Bir hadisi şerifinde:”Müslüman, gölgesi hafif olandır.”buyurmuştur.

17)O âlemlere rahmettir. O’nun peygamber olarak gönderilişi bütün insanlar için bir şanstır.

18)Teslimiyetçi değildir.

19)Sıkıntıların ve çilelerin peygamberidir.

20)Temel meselelerde asla taviz vermeyen bir peygamberdir.Şirk kokan her hareket karşısında kesin ve net tavır koymuştu.

21)Davetçidir. Onun daveti Allah’a faziletedir. O bu konuda aydınlatıcıdır.

22)İnsan ve çocuk sevdalısı bir peygamberdir. Yoldaki çocuklara selam vermiş ve onların oyunlarına iştirak etmiştir.

23)Sakındırıcı ve müjdeleyicidir. Günahlardan sakındırır. Günahlardan sakınanları ise cennetle müjdeler.

24)Güzel görme meraklısı ve her şeyde güzel arayan bir peygamberdir.

25)Zahiddir.(yani; Dünya nimetlerinin hiçbirini önemsemez.)

26)Zühd’dür.(yani; Başkalarının yaptıklarının daha fazlasını yapar.)

27)İnkılâpçıdır.(yani; Bir şeyi kötü halden iyi hale dönüştürür.)İnkılâpçının yıktığı bina yıkılmasına karar verilen binadır.      Devrimci ise her şeyi yıkar, yakar ve yeniden inşa eder.

             

                            ESSELATÜ VESSELAMÜ ALEYKE YA HABİBALLAH

                            ESSELATÜ VESSELAMÜ ALEYKE YA RASULALLAH

                                              Prof.Dr.Osman Öztürk

categoria Kategori: Peygamberim Efendim _s_a_v_ | commentoYorum (yok) data25/10/2009

Namazla İlgili Ayetler

BAKARA SURESİ

3-
Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar.

43- Hem namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.

45- Bir de sabırla, namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu, (Allah'a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir.

110- Siz namazı hakkıyle kılmaya bakın ve zekatı verin! Kendi nefsiniz için her ne hayır yaparsanız, Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki, Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.

152- O halde beni anın, ben de sizi anayım. Bana şükredin de nankörlük etmeyin.

177- Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır.

238-Namazlara ve orta namaza devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun.

239-Eğer bir korku hâlindeyseniz, yaya veya binekli olarak giderken kılın, (korkudan) emin olduğunuz zaman da böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin (namazlarınızı yine her zamanki gibi huşû ile kılın).

277- İman edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekatı verenlerin Rabbleri katında elbette mükafatları vardır. Onlara hiçbir korku olmadığı gibi, onlar mahzun da olmazlar.

NİSA SURESİ

12 - Allah, İsrailoğularından söz almıştı. İçlerinden on iki müfettiş göndermiştik... Allah şöyle demişti: " Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekatı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum. Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur.

55- Sizin asıl dostunuz Allah'tır, O'nun Resulüdür ve namazlarını kılan zekatlarını veren ve rükû eden müminlerdir.

58- Namaza çağırdığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu onların, akıllarını kullanmayan bir toplum olmalarından dolayıdır.

91 - Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?

106- Ey iman edenler! İçinizden birine ölüm (emareleri) geldiği zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şahitliğin hükmü, kendi içinizden iki adaletli şahit, yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz, ölüm (emareleri de) size gelip çatmışsa, sizden olmayan diğer iki şahit tutmaktır. Eğer (bunlardan) şüpheye düşerseniz, namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah'a şöyle yemin ederler: "Akraba bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız, Allah'ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkârlardan oluruz".

ENAM SURESİ

72- Bize: "Namazı dosdoğru kılın, Allah'a karşı gelmekten sakının" (diye emredildi), toplanacağınız yer O'nun huzurudur.

92- Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar.

162- De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.

ARAF SURESİ

170- Kitaba sarılanlara ve namazı kılmaya devam edenlere gelince, biz o iyilerin ecrini hiçbir zaman yitirmeyiz.

ENFAL SURESİ

3- Onlar ki, namazı gereği gibi kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yoluna harcarlar.

TEVBE SURESİ

71-
Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunları Allah rahmetiyle yarlığayacaktır. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir.

YUNUS SURESİ

87- Biz Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: "Kavminiz için Mısır'da birtakım evler hazırlayın ve evlerinizi kıbleye karşı yapın ve namazı kılın ve müminlere müjde verin."


RAD SURESİ

22. Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla sabrederler ve namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açıkça Allah yolunda harcarlar ve çirkinlikleri güzelliklerle yok ederler. İşte bunlar, bu hayatın akibeti kendilerinin olacak olanlardır.

İBRAHIM SURESİ

31- (Ey Muhammed!) İman eden kullarıma söyle: "Namazı dosdoğru kılsınlar, alış-veriş ve dostluğun olmadığı bir günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli (Allah için) harcasınlar."

37- "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bir kısmını namazı dosdoğru kılmaları için, senin Beyt-i Haram'ının yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmını onlara meylettir. Ve onları bazı meyvelerle rızıklandır ki şükretsinler.

40- "Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! duamı kabul et!

MERYEM SURESİ

31-
"Beni, nerede olursam olayım mübarek kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti."

55- Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.

TA-HA SURESİ

14- Şüphesiz ben Allah'ım, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Onun için bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl.

132- (Ey Muhammed!) Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de ona sabırla devam et. Biz senden bir rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırırız. Güzel akibet takva sahiplerinindir.

ENBİYA SURESİ

73- Onları buyruğumuz altında (insanlara) doğru yolu gösterecek önderler kıldık. Kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdir.


MÜ'MİNUN SURESİ

2- Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler.

9- Ve onlar ki, namazlarını muhafaza ederler.

HAC SURESİ

35- Ki Allah anıldığı vakit onların kalpleri titrer. Onlar başlarına gelene sabreden, namaz kılan kimselerdir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.

78- Artık namaz kılın, zekat verin, Allah'a sarılın. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır!

NEML SURESİ

3- Ki o (müminler) namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler.

NUR SURESİ

37- Birtakım insanlar (Allahı tesbih ederler) ki, ne ticaret ne de alış veriş onları Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.

56- Hem namazı kılın, zekatı verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz.

RUM SURESİ

31-
Başkasından geçerek hep O'na gönül verin ve O'ndan sakının. Namaza devam edin ve müşriklerden olmayın.

LOKMAN SURESİ

4- Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler, âhirete de kesin olarak inanırlar.

17- "Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelenlere sabret, çünkü bunlar, azmi gerektiren işlerdendir."


AHZAB SURESİ

33- Namazı kılın, zekatı verin. Allah ve Resulü'ne itaat edin. Ey ehli beyt! Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor.

FATIR SURESİ

18- Hem günah çeken bir kimse, başkasının günahını çekmeyecek; yükü ağır basan, onun yüklenilmesine çağırsa da ondan bir şey yüklenilmeyecek, isterse bir yakını olsun. Fakat sen ancak o kimseleri sakındırısın ki, gaybda Rablerinin korkusunu duyarlar, namazı dürüst kılarlar. Temizlenen de sırf kendisi için temizlenir. Nihayet dönüş Allah'adır.

29- Allah'ın kitabını okuyan, namazı kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak verenler, kesinlikle batma ihtimali olmayan bir ticaret umarlar.
.

NAMAZIN FAYDASI

Ankebut-45- Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.

NAMAZIN VAKİTLERİ

ISRA 78- Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığına kadar (belirli vakitlerde) gereği üzere namazı kıl, bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazında, gece ve gündüz melekleri hazır bulunur.

ISRA 79- Gecenin bir kısmında da sadece sana mahsus bir nafile olmak üzere uykudan kalk, Kur'ân ile teheccüd namazı kıl, Rabbinin seni bir makam-ı mahmuda (şefaat mak*****) göndermesi kesindir.

RUM 17- O halde akşama girdiğiniz zaman da, sabaha girdiğiniz zaman da tesbih Allah'ındır. (daima O, tesbih edilir).

RUM 18- Göklerde ve yerde, ikindileyin de, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur

categoria Kategori: Namaz | commentoYorum (yok) data25/10/2009

Namazla İlgili Hadis-i Şerifler

Namazla İlgili Hadisler



İman ile küfür arasındaki fark, Namazı kılıp kılmamaktır. [Tirmizi]

Duâ rahmetin, abdest namazın, namaz Cennetin anahtarıdır. [
Abdullah İbn. Abbas]

Dinde namazın yeri, vücutta başın yeri gibidir.
[Taberânî,)

Mazeretsiz ve kasden namaz kılmayanın adını ALLAH C.C. cehenneme gireceklerden biri olarak cehennemin kapısına yazar. [Ebû Nuaym]

Kul namaza durduğunda, bütün günahları getirilir.Başı ve omuzları üzerine konulur. Rüku ve secdeye gittikçe dökülür, o insandan ayrılır. [Taberani]

Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet, namazdır. Namazı düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir. Namazı düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez. [Taberani]

Bir mümin namaz kılmaya başlayınca, Cennet kapıları onun için açılır. Rabbi ile arasında bulunan perdeler kalkar. Bu hâl namaz bitinceye kadar devam eder.


"Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sahabeleri namazı terketmek hariç, hiçbir amelin terkini küfür saymazlardı." (Tirmizi)

Ebu Hureyre radiyallahu anh'den;
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Kıyamet günü kul önce namazlarından ötürü hesaba çekilir. Eğer namazları tam ise mutlu ve kazanmış kişi olur. Şayet namazları fasit (bozuk) ise kaybetmiş ve hüsrana uğramış kişilerden olur." (Tirmizi )

Ravi: Ebu Hüreyre
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Birinizin Harre'nin sırtında namaz kılması, onun için cuma günü oturup oturup da imam hutbeye başlayınca gelip cemaatin omuzlarını yararak cemaate katılmasından hayırlıdır." (Muvatta)


Ravi: Mu'az İbnu Enes
Tirmizi'de Mu'az İbnu Enes'ten merfu olarak şu rivayet kaydedilmiştir: "Cuma günü kim cemaatin omuzlarını yararak ilerlerse cehenneme bir köprü ittihaz olunur." (Tirmizi)

Ravi: Cabir
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden kimse, cuma günü kardeşini kaldırıp sonra da yerine oturmasın. Lakin: "Açılın" desin." ( Müslim)


Ravi: Nafi'
İbnu Ömer (sav)'i işittim, diyordu ki: "Resulullah (sav) kişinin bir başkasını kaldırarak yerine oturmasını yasakladı." Nafi'ye: "Bu yasak cum'aya mı mahsus?" diye soruldu. "Cum'a ve diğer günlerde!" diye cevap verdi. (Buhari, Müslim)

Rivayet:İbnu Abbas
Resulullah (sav) bayram günü çıkıp iki rekat namaz kıldırdı. Ne bunlardan önce ne de bunlardan sonra başka namaz kıldırmadı. (Buhari)


Ravi: Aişe (r.a.)
Resulullah (sav), fıtr (ramazan) ve kurban bayramlarının namazlarında, birinci rekatte yedi (ziyade) tekbir getirirdi, ikinci rekatte ise, iki rüku tekbirinden başka beş (ziyade) tekbir getirirdi. (Ebu Davud)

Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:
"Allah'ın en sevdiği namaz, Davud'un namazıdır. O, gecenin yarısında uyur. Üçte birini namazla geçirirdi ve son altıda birisini uyurdu."[Müslim]

Müslüman kardeşim! Revatib denilen nafile namazları unutma. Bunların da büyük fazileti vardır. Nitekim, bir gün bir gecede on iki rekat (nafile) namaz kılan için, cennette bir köşk yapılır.

Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
"Hiçbir müslüman kul yoktur ki, Allah için, her gün farzın dışında, nafile olarak on iki rekat namaz kılsın da Allah ona cennette bir ev yapmasın."[Müslim]

categoria Kategori: Namaz | commentoYorum (yok) data25/10/2009

TESETTÜRSÜZLÜK HUKUK İHLALİDİR

TESETTÜRSÜZLÜK HUKUK İHLALİDİR

“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle: Dış elbiseleriyle tepeden  tırnağa örtünsünler.Onların tanınmaması ve dolayısıyla tacize uğramamaları açısından uygun olanı budur..” (Ahzap 59)

Örtünme konusu; Allah’ın emri olması dolayısıyla “hukukullaha” ( Allah hakkına) taalluk ettiği gibi,ihmali halinde erkeklere rahatsızlık verecek bir halin ortaya çıkması sebebiyle de, “hukuk-u ibad”la da (kul hakkıyla)  alakalıdır. Hatta iyi düşünülürse, işin bir de “kamu hukuku “nun ihlal edilmesi cihati vardır. Zaten Allah’ın emir ve yasakları, her konuda olduğu gibi, tesettür konusunda da ferd ve cemiyet( toplum) olarak beşeriyetin selamet, saadet ve huzurunu temine matuftur.

Örtünmeyenler, bu davranışları ile hiçbir zaman Allah’a zarar veremezler.Buna mukabil kadınlar, korunma konusundaki aldırmazlıkları ile ferdi ve ictimai planda çok büyük zararlara yol açmış olurlar.

Kadın, fıtratı itibariyle erkek için bir cazibe unsurudur. “Örtünerek “, “makyaj yapmayarak”, “parfümlenmeyerek”, “çalımlı çalımlı yürümeyerek” , “sesini,jest ve mimiklerini çekici olmaktan uzak tutarak”; sağlıklı toplumun oluşmasına katkı sağlamış olur.Ahkam koyucunun (Şari-i din)  da istediği; salihlerin teşkil ettiği “salih dünya"dır.( Enbiya 105)

Salih dünya”nın temel taşı; korunmuş ve korumuş kadındır.Yani, Allah’ın emirlerine kulak vererek nefsini isyandan ve ateşten korumuş, böyle davranması ile de; erkekleri ve toplumu korumuştur. Bu halden memnun olmayanlar; ins ve cinnin şeytanlarıdır.(şeyatinul-insi ve’l-cinn)

Kadın ve örtünmesi konusu;İslam’la araları açık oalnların istismar konusu haline gelmiş, daha doğrusu getirilmiştir.Bazı haddini bilmez İlahiyatçılar da, bu sömürülere çanak tutmaktan çıkar umarak, aynı kafile içerisinde yer almaktadırlar.

Tesettür; ileri- geri  konuşulamayacak ve demogoji malzemesi yapılamayacak kadar ciddi bir mevzudur. Şekil ve tarzı Allah tarafından teferruatı ile belirlenmiştir. Bu konu, dini olduğu kadar dünyevi, dünyevi olduğu kadar da dinidir.

Tesettür; kadının erkeklerle ihtilatını (bir arada bulunmasını) meşru hale getirmez. Okulda, iş hayatında, eğlencede ve diğer platformlarda birliktelikten uzak durmak da, örtünmenin tamamlayıcısıdır. Yukarıdaki Ayeti Kerime’ler işin gerçeğini anlamak isteyenler için, çok net mesajlar ihtiva etmektedir (içermektedir).

Bu kadar tafsilatlı ve apaçık İlahi mesajlar karşısında; “amenna” (iman ettik) diyerek Müslüman kalabilme şansını ziyan etmemelidir.

Sözde kadın hak ve özgürlükleri adına; hayatın her safhasında sinemada, medyada, reklamlarda açık-saçık ve çeşitli tahrikkar tavırlarla arz ettirilen kadınlara, işin gerçeği anlatılabilse, muhtemelen büyük çoğunluğu gerçeğe teslim olacaktır. Münasebetsiz kılık-kıyafet ve hareketlerle ve her platformda erkeklerle bir arada bulunmasına azami özen gösterilen kadın; gözden, beyin ve gönüle intikal eden tahrik sonucu erkeklere zarar verici hale gelmektedir.

Erkek bu durumda ya karşısındaki kadını taciz edecek veya kandırarak emeline ulaşmak isteyecektir. Yahut da kiralık kadına başvuracak, buradan da uzak durmak istediğinde sabır frenine basacak, fren tutsa bile, kafa bozulacak, psikolojisi ayarını yitirecektir.
 
Evli erkek ize dışarıdaki bu tahrikin hatta tacizin faturasını eşine kesecek ve hiç yoktan evde huzursuzluk çıkacaktır. Bu yüzden yıkılan yuvalar da az değildir. Konuya neresinden bakılırsa bakılsın tesettürsüzlükte yarar yok ve zarar pek çoktur.

Prof.Dr.Osman Öztürk (Sözlerin En Güzeli 33.Bölüm)

categoria Kategori: Islami Hayat | commentoYorum (yok) data25/10/2009

Bütün Yönleriyle Erkek ve Kadın (Evlilik)

Bütün Yönleriyle Erkek ve Kadın (Evlilik)


Herkes okusun.Aşağıdaki bilgilere hepimizin ihtiyacı var.

BÜTÜN YÖNLERİYLE İSLAMDA KADIN GERÇEĞİ

ALLAH(c.c)Kuran-ı Kerim de "Ey insanlar!Şüphe yok ki biz sizi bir erkek ve bir dişiden Halk ettik(yarattık)"buyuruyor.(Hucurat 13.ayet)

Yeryüzünde insanlığın var olması için erkek ve kadının olması icap eder.Yani;Hayatın devamlılığını sağlarlar.Ne erkeksiz nede kadınsız bir hayat olmaz.Fıtratla alakalı hussusiyetler tenkit konusu yapılamaz.Kadınlara veya erkeklere ikinci sınıf muamelesi yapamayız.Bu asla tartışma ve tenkit konusu değildir.Buna ancak ALLAH(c.c)karar verir.

"ALLAH(c.c)dilediğine kız,dilediğine erkek evlat verir."(Şura 49.Ayet)

Su mu daha değerlidir,yoksa ateş mi? buna biz karar veremeyiz.Tenkit konusu yapamayız.Kadınlar erkeklere,erkeklerde kadınlara aşağılık varlık gözüyle bakamaz.Buna hiç kimsenin hakkı yoktur.

Her varlık kendi fıtratı gereğini yerine getirir.Ateşe yaktığı için kötü diyemezyiz.Çünkü onun fıtratında bu vardır ve yakar.

Fıtratı zorlayarak yanlış şeyler yapmak insana işkencedir.Bir yükü taşıyamayan eşeğe at la eşit olsun diye daha fazla yük yüklenirse,eşeğe işkence edilmiş olur.

Batı toplumu erkek-kadın eşitliğinde fıtratı bir köşeye atmıştır.Bu ateş su,su ateş,toprak hava,hava toprak olur demek gibi bişeydir.

FITRAT:FİZYOLOJİK (BEDENİ)AÇIDAN ERKEK

1)Kadına nazaran daha yapılır.Dışı yapılı olduğu gibi iç organlarıda böyledir.Mesela:erkek beyni daha ağırdır.(tabi ağır olması daha akıllı olduğunu göstermez.)

2)Kadından daha kuvvetli ve güçlüdür.(Yük taşıma konusunda)

3)Yürüme,koşma,soğuk,sıcak ve fiziki baskı gibi konularda dayanıklıdır.

4)Sesi kalın,selamı ve kelamı tok ve nettir.

PSİKOLOJİK AÇIDAN ERKEK

1)İradelidir.

2)Ilımlı,serin kanlı ve hisleri ikinci planda,akıl ve mantığı öndedir.

3)Üzülme ve sevinmede ölçülüdür.

4)Acıma,nefret ve sevgide orta yolu takip eder.

5)Karar verirken ılımlı çizgisini izler.

6)Karşı cinse inanma ve bağlanmada mesafelidir.

7)Cesur,atlgan ve dirençlidir.

8)Kolay seven,hercai gönüllüdür.

9)Israrcı ve vaatçidir.

10)Sadelik,kalenderlik ve tabilik ister ve öyledir.

11)Kolay elde ettiği kimseye yukarıdan bakar.(mesela:"kızı bir kere istedik hemen verdiler der ")

12)Azim,güven ve cesaret sahibidir.

KADININ BU GERÇEKLER KARŞISINDAKİ TAVRI NE OLMALIDIR.?

1)Önce bu yapıda birine muhtaç olduğunu kabullenmelidir.

2)Erkeği yönetici kabul etmeli ve son sözü onun söyleyeceğini bilmeli.(İki taraf aynı anda son sözü söyleyemez.)

3)Haklısın demeli,alttan almalı,sözleriyle onu rahatlatmalı ve yumuşatmalıdır ki kavga çıkmasın.

4)Taleplerini ve karşı görüşünü "eşref saatinde" söylemelidir.

"İnsan iyiliğin kölesidir.İyiliğe hiç bir insan karşı koyamaz."

5)Onsuz olamayacağını sıkça söylemelidir.


KADIN GERÇEĞİ

FITRAT:FİZYOLOJİK AÇIDAN KADIN


1)Narin,ince yapılı,erkeğe nazaran küçük cüsseli.

2)Erkeğe göre daha az kuvvetli.

3)Koşma ve yürümede dayanıksız.

4)Selamı ve kelamı ince ve cazip.

PSİKOLOJİK AÇIDAN KADIN

1)Hisli,şevkatli,vefakar ve cefakar.

2)Kolay ikna olur,ısrara dayanamaz ve hatır gönül kıramaz.

3)Sevgi düşkünü.

4)Hassas,alıngan,kolay kırılan,hayattan çabuk bıkan.

5)Kolay ümit bağlayan ve kolay ümit yitiren.

6)Meraklı ve perde arkasını araştırıcı.

7)Meseleleri büyüten,şüpheci.

8)Teferruata önem veren.

9)Sadık,lüks ve zinet düşkünü.

10)Tüketim,alma ve harcama meraklısı.

11)Başkalarında gördüklerine sahip olma duygusu.



ERKEĞİN BU GERÇEK KARŞISINDAKİ TAVRI NE OLMALIDIR?

1)Önce bu yapıda birine muhtaç olduğunu kabullanmeli.(Niye böyle dememeli)

2)Nazik,iltifatkar,hediye,gezi ve benzeri jestlerle gönül almalıdır.

3)Onu anlamak için dinlemeli ve duygularını tahlil etmelidir.

"İnsanoğlu jestlere muhtaçtır.Bir güler yüze bile muhtacız."

4)Bariz(açık) haramlar hariç isteklerine kötü yaklaşmamalıdır.

5)Beyenmediğini(bedenen ve ahlaken) ve takdirini sıkça telaffuz etmelidir.

6)Onsuz olamayacağını zaman zaman açıklamalıdır.

7)Hizmet,meşgale ve koşuşturmasının farkında olduğunu ifade etmelidir.



KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ

Ayniyyet:Aynı oluş.rengi yapısı ve herşeyi ile aynı olma.

Eşitlik:Rengi,yapısı farklı fakat aynı cins.eşitlik ancak iş görme açısından olur.

Benzerlik:Aynı olmayan.benzeri olan.


1)Hayata geliş ve hayatın devamı bu iki kişiyle oluyor.bu açıdan eşitlik var.

2)Bir takım hizmetler her ikisinede eşitlik veriyor.(mesela:Kadın çocuğunun başında diğeride işinin başında sabahtan akşama kadar dikiliyor ve yoruluyor.)

3)Birbirlerinin fizik ve ruh dünyalarına muhtaçlar.Erkek kadının,kadında erkeğin ruh halinde kendine yakın bişeyler bulabiliyor.

4)Kanun karşısında aynı muameleye tabii tutuluyor.Suç kiminse cezada onun.

5)Hukuk ve kamu haklarından ferdi için yararlanıyorlar.

6)Eşitler arası öncelikli oluş burada mevzu bahistir.

Öncelikli oluşların ters ve yanlış seçimi sosyal yapıyı sarsar.

TCK(Türkiye cumhuriyeti kanunları)madde.50 "Kimse yaşına,cinsine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz."

Yani;Hanımlar inşaat işinde çalışırsa eşitlik bozuluyor.İnşaatta çalışmak isteyen bir bayan yok fakat rahat masa başı bir iş söz konusu olunca eşitlik diye yaygarayı basıyorlar.

7)Farklılık eşitliğe mani değildir.Gece ve gündüz farklıdır ama her ikiside hayat içinde gerekli ihtiyaçları karşılamaktadır.Fil ve sinet eşittir fakat aynı değildir.Ama bizim sinekler illa fil olucaz diye tutturuyolar.

8)Kime ne,ne kadar lazımsa verilmiştir.

9)Eşit olmak için her varlığın ve herkesin aynı işi yapması gerekmez.Böyle olsaydı(ataşin su,suyun ateş olması lazımdı)hayat dururdu.

10)Eşitlik kütlede ve ağırlıkta aranırsa yanlış sonuçlara varılır.

Çünkü:erkek beyninin ağırlığı 1432 cc'dir.

kadının beyni ağırlığı ise 1258 cc'dir.

Labaratuar sonuçalarına göre erkeğin fizik gücü kadından daha fazladır.Bu farklılıklara rağmen erkek ve kadın eşittirler.

11)Meslek,mevki ve statü farklılıkları eşitliği bozmaz.

Gerçek eşitlik cennette yaşanacaktır.Çünkü orada istihdam yok.(kaynak:9.sure:72.ayet.33.sure:35.ayet.57.sure.18.a yet.)

İnsan cemiyeti kadınsız düşünülemez.Bunun manası erkek neredeyse kadın orada bulunacak değildir.Yani;erkek ve kadın eşitliğinin gerçekleşmesi için her ikisinin aynı yerde bulunması icab etmez.

KORUNMA

Cenabı Hak kadınında erkeğinde yaratıcısıdır.Onun için yarattıklarının mayasını herkesten daha iyi bilir.Tıpkı bir aleti icat eden kişinin,o alet için neyin faydalı veya neyin zararlı olduğunu bilmesi gibi.

ALLAH (c.c) erkeği yaratırken kadına,kadını yaratırken de erkeğe meyilli yarattı.Eğer böyle olmasaydı evlilikler olmazdı.Erkeğin kadına,kadınında erkeğe olan meyli olması utanılacak veya nefret konusu olacak bişey değidir.Günah değildir.Günah olan bu meylin hukuksuz nikahsız olarak uygulanmasıdır.(Ali-imran14.ayet)

HARAMDAN KORUNMA YÖNTEMLERİ

1)Gözünü haramdan uzak tutma.

"Söyle erkek mü'minlere gözlerini haramdan sakınsınlar.Söyle kadın mü'minlere gözlerini haramdan sakınsınlar."(Nur:30-31.ayet)

Çünkü göz bakar,gönül kayar.

2)Korunmada kadınlara ev merkezli bir hayat tavsiyesi vardır.

"Evlerinizde oturun.İlk cahiliye dönemindeki hanımlar gibi çarşı-pazar dolaşmayın.(ahzab suresi:33.ayet)

ALLAH böylece sizi dünyanın pisliklerinden korumak istiyor.

3)Yalnız başına seyahatten kaçınmak gerekir.Gurbette yalnız yaşamaktan uzak durmak gerekir.

4)Nikahsız her türlü yakınlıktan uzak durmak gerekmektedir.

Hz.Ömer e(r.a)sormuşlar "Kadınların yüzlerini kapamaları ALLAHın emrimidir."diye Hz.Ömer(r.a)"Siz hanımların güzelliğini ilk neresinden anlıyorsunuz,beyeniyorsunuz"demiş.Ashap:"Tabiki yüzünden beyeniyoruz deyince Hz.Ömer(r.a)"Öyleyse ALLAH'ın emridir."

5)Tesettür

Kuran-ı Kerim hanımlara yaz ve kış dış elbise giymelerini emreder.Dış elbise tek parça ve cafcaflı olmayan renklerden oluşan oluşan bi kıyafettir.(nur:30.31.60.ayetler - Ahzab:33.53.59.ayetler.)

6)Haremlik ve Selamlık Uygulama

Evde, iş yerinde,eğitim-öğretimde,eğlencede,konferansta,düğünde,vasıtalard a haremlik ve selamlık uygulanır.

7)Makyaj ve parfümden uzak durmak gerekir.

Ebu musa(r.a) rivayet" Kadın kokulandı ve çıktı sokağa şüphesiz zina yaptı."(Tirmizi,Ebu Davud)

8)Çalımlı ve edalı yürümemek.

9)Cazibedar konuşmadan uzak durmak.

10)Akli korunma

Akıllı erkek ve akıllı kadın oturur,konuşur ve neler kendilerini rahatsız ediyorsa ona göre önlem alırlar.

Osmanlı zamanında ahlak zabıtası vardı ve ahlaksız davranışları engelliyorlardı.Onun için kişilerin kendilerini korumalarına gerek kalmazdı.

% 50 si putperest bir devlet olan malezya'nın kanunlarında erkek ve kadın yanyana oturamaz.Eğer oturursa ve biri rahatsız oluyorum diye şikayette bulunursa mahkeme o kişinin cezasını keser.

Bizde o günleri görürüz inş.


Prof.Dr.Osman Öztürk

categoria Kategori: Islami Hayat | commentoYorum (yok) data4/9/2009